AYVALIK

Hepimizin düşü tatil…

En sıkıntılı anlarımızda iç geçirip kokusunu duymaz mıyız denizin?

Güneş içimize işlemez mi?

Gözlerimiz yeni güzellikleri izlemez mi?

Gazetelerin tatil sayfalarını okumaz mıyız merakla neler yapabiliriz diye?

Gelin size Ayvalık’ı tanıtalım.

Zeytin kokusu, imbatla gelen deniz kokusu, denizle birlikte yosun kokusu…

Ayvalık denizin, çamların ve zeytin ağaçlarının içiçe olduğu gezmeye doyamayacağınız bir tatil beldesidir. 

Ayvalık deniz ve doğa harikası olmasının yanısıra aynı zamanda; dar sokakları, 3 katlı taş ve ahşap işçiliği ile her ayrıntısında bir başka nostalji kokan evleri, ibadethaneleri, tarih ve arkeolojik değerleri barındırmaktadır. 

Süregelen ilginç tarihi, asırlar boyunca coğrafyasına sinmiş…

Oya oya işlenmiş yapılarına…

Her evinde ayrı bir hikaye…

Her hikayede hüzün de var sevinçte, çoşku da…

Başlangıçta ve o başlangıçların sonlarında…

Bir yanda doğal güzelliği ve denizaltı zenginliği, diğer yanda tarihi dokusu ile sanatsal ve kültürel zenginlikleriyle Ayvalık; sizlere tatiliniz boyunca tutku yaratacaktır. 

COĞRAFYASI :

Ayvalık, Ege Denizi’nin Kuzeybatısında yer alan Balıkesir iline bağlı bir ilçedir. Batısında Ege Denizi, kuzeyinde Edremit körfezi, kuzeydoğusunda Burhaniye ve güneyinde Dikili güneydoğusunda Bergama ile çevrilmiş bir kıyı ilçesidir. Çam ormanları ve zeytin bakımından zengin olan Ayvalık, Ege Denizi kıyısındadır. Ayvalık, ayrıca Yunan Adaları’ndan Midilli’ye (Lesbos) de yakın mesafededir. Midilli Adası çıplak gözle görülebilmektedir. 

İklim olarak Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir. Ege bölgesi’nde yer alması nedeni ile yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve yağışlıdır. Özellikle yaz aylarında batıdan esen imbat ilçeyi serinletir.

AYVALIK ADI NEREDEN GELİYOR?

Ayvalık doğma büyüme yazarımız Ahmet Yorulmaz’ın “Ayvalık’ı Gezerken 5” adlı kitabında yazdığına göre; Kurtuluş Savaşı sonrası buradan giden Rumlar’ın bir dernekleri varmış. Atina’da Ayvalıklılar Birliği. Aylık gazeteleri Ayvalık Yıldızı (Kidoniakos Astir). Derneğin başkanının yazdığı Kidonie / Protevusa Tis Eolidos (Eolya’nın Başkenti Ayvalık) adlı kitabından Ayvalık ismi hakkında bilgiler edinilmiştir.

- Ayva’dan yabani ayva’dan

- Bu bölgede yetişen bir midye türü olan ayvada’dan

- İlk yerleşimin Midilli’nin Kidona köyünden olabileceği ya da Girit’in Kidonies bölgesinden gelmiş olabileceklerinden.

AYVALIK ADALARI :

Ayvalık ilçesine bağlı irili ufaklı 22 ada bulunmaktadır. Bu adaların en büyüğü ve yerleşimin olduğu Cunda Adası (Alibey Adası) 1964 senesinde Türkiye’nin ilk boğaz köprüsü ile karadan ilçe merkezine bağlanmıştır. Adaların içerisinde turistik ve tarihi bir öneme sahip olan bir diğer ada da Tımarhane Adası’dır. Tımarhane Adası geçmiş tarihte “ Taşlı Manastır “ olarak adlandırılmıştır. Tarihte ikamet eden Rumlar’ın alkölü fazla kaçırması sonucu, esen sert rüzgarı ile akıllarını başlarına getirmeleri için bir nevi sürgün edilmelerinden dolayı bu isim ile anılmıştır.

Ayvalık Adaları Milli Park ilan edilerek yerleşime yasaklanmıştır. Adalar balıkçıların ve tekne turlarının yapmış oldukları gezilerde mola verdikleri uğrak noktalardır.

Ayvalık Adaları kaynaklarda isim olarak Yund Adaları veya Cunda Adaları olarak da geçmektedir.  

  • Cunda Adası                         
  • Küçük Maden                                                                                                                                                                                                                                                                                                    Ayvalık AdalarıAyvalık Adaları
  • Taşlı Ada                                        
  • Kara Ada
  • Pınar Adası
  • Tavuk Adası
  • Oker Adası (Kalemli Adası)
  • Akoğlu Adası (Armutçuk Adası)
  • Çıplak Ada
  • Yalnız Ada
  • Yellice Adası
  • Güneş Adası (İlyosta)
  • Güvercin Adası
  • Kız Adası (Kaşık Adası)
  • Taş Ada
  • Maden Adası
  • Yelken Adası
  • Yuvarlak Ada
  • Yumurta Adası (Küçük İlyosta)
  • Hasır Ada
  • Balık Ada
  • Çiçek Ada

 

AYVALIK SU ALTI GÜZELLİKLERİ :

Ege’nin en zengin su altı güzelliklerine sahip merkezlerden biri olan Ayvalık’ta resifler, sığ ve derin su batıkları, güzel amphora kalıntıları ve sünger türleri keşfedilmeyi beklemektedir. Genelde Kızıldeniz’de yaşam alanı bulan kızıl mercanlar (Gorgonia) Ayvalık’ta da günden güne çoğalmakta. Çoğu türü Kızıldeniz’e özgü olmasına rağmen İtalya’nın Portofino kenti açıklarında da görülen kırmızı mercanlar, mevsimlik olarak çoğalma patlaması göstermektedir. Rengini Kızıldeniz çevresindeki kıyılarda yer alan, mineral bakımından zengin kızıl renkli dağlardan aldığı düşünülen kızıl mercanlar, sıcak iklime uygun denizlerde yayılmaktadır. Çevresinde pek çok deniz canlısına yaşam alanı sunan kızıl mercanlar Ayvalık’ın turizm değerini de arttırmaktadır.

AYVALIK EVLERİ ve MİMARİSİ :

Ayvalık coğrafi güzelliklerinin yanısıra, tarihi evleriyle geçmişin özgün kent dokusunu günümüze kadar getiren ve aynı zamanda dar sokaklarında dolaşırken geçmişi yaşatan, Anadolu coğrafyasının görkemli tarihi kentlerinden biridir. XIX. ve XX. yüzyıla ait olan bu yapılardan birçoğu plan ve mimari özelliklerini koruyarak sağlam ve kullanılır durumda olduğundan kentin tarihsel ve kültürel belleği durumundadırlar. Ayvalık’ta ki tarihi kent dokusunu; konutlar, eğitim yapıları, ticaret yapıları, zeytinyağ fabrikaları, depolar, sabunhaneler ve dini yapılar oluşturmaktadır. 

Ayvalık’taki tarihi evler geçmişte burada yaşayan Rumlar’ın zeytin, deniz gibi fiziki koşulları değerlendirmeleri sonucu ortaya çıkan ekonomik, sosyal ve kültürel zenginliği yansıtır. Ayvalık kent mimarisinde mekanların tüm düzenini denizle ilişki belirler. Evlerin tepeden kıyıya doğru yükselen kademeli bir yerleşimi vardır. Sokaklarının simetriye ve düzene dayalı görünümü mimarinin de ana şeklini oluşturmaktadır. Evlerinde yöreye özgü kırmızı renkte olan Sarımsak taşları, evlerin düzenlenmesinde karakteristik öğedir. 

Ayvalık evleri; depo - dükkan amaçlı kullanılan zemin kat üzerinde yükselmiş tek ya da iki katlı olarak inşa edilmiştir. İki katlı evlerin bazıları üst katı sokağa doğru uzanan çıkmalı oda şeklinde yapılmış “cumbalı” diye tanımlanan tiplerdir. 

Taş malzemeli ve genelde düzgün kesme taş örgülü evlerin cepheleri, neo klasik mimari tarzını yansıtır. Ayvalık evlerinin kapı, pencere açıklıkları geniş ve yüksek tutulmuştur. Özellikle evlerin giriş kapıları, görsel etkinin en fazla vurgulandığı mimari öğedir. Niş şeklinde cephe yüzeyinden içeri doğru yerleştirilmiş ve bir kaç basamak ile zeminden yükseltilmiştir. 

Ayvalık’ta yüzyılların tanığı olan bu evler bir çok yaşamı içinde barındırmış insanla iç içe yaşayan bir sanat mimarisidir. Ayvalık evlerinin bu özgünlüğünün farkına varabilmenin en güzel yolu dar sokaklarında dolaşarak zaman geçirmenizdir. 

AYVALIK DİNİ YAPILARI : 

  Agia İanni Kilisesi (Saatli Camii) : İlçe merkezinde yer alan kilise rumlar tarafından inşa edilmiştir. Kapalı Yunan haçlı bir plana sahiptir. Kilisenin, güneybatı köşesinden yükselen çan kulesi üzerindeki saat yapıya adına verilmiştir. Saatli Cami, kilise olarak hizmet verdiği dönemden kalan çan kulesini koruyarak Ege’nin farklı inanç ve kültürlere olan saygısını simgeliyor. 1850 yılında yapıldığı tahmin edilen yapı mübadele öncesi Ortodoks Hıristiyan cemaatinin kilisesi olan mabet, yapısı bozulmadan 1928 yılından sonra camii olarak hizmet vermeye başlamıştır. Sade fakat anıtsal mimarisi ile Saatli Camii; kentin görünüşü ve yaşamın ile bütünleşmiş, insanlarla bağlarını yüzyılların birikimiyle daha da sağlamlaştırmıştır.  

Agia İorgi Kilisesi (Çınarlı Camii) : Çınar ağaçlarının yaşlılığını ve sükunetini bahçesinde toplamış kendi görüntüsünü gökyüzüne doğru açmış gibi duran Çınarlı Camii. Tarihi çınarlar onun geçmişteki yaşanmışlığını tanımlamaktadır. Pazar yeri olarak anılan ilçe merkezinde yer alan yapı, yapım malzemesinde ağırlıklı olarak sarımsak taşı kullanılmıştır. Cephe düzenlemesinde küçük sütuncelerle oturan kemerli biçimler ve bunların üzerine yerleştirilmiş örgü şebekeler ile pencere biçimleri yapıya etkileyici bir görünüm kazandırmış. 19. yüzyılın ikinci yarısında Ayvalık’ta oturan Rumlar tarafından yapılmış. Kilise, Cumhuriyet döneminde camiiye dönüştürülmüştür. 

Kato Panaya Kilisesi (Hayrettin Paşa Camii) : Ayvalık’a yerleştirilen Türk nüfusunun dinsel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yapıların çehresi o gün koşulları gereği değiştirlmek zorunda kalmıştır. Bu nedenden doalyı Ayvalık kent içindeki kiliselerin büyük bir kısmı 1928 yılından sonra camii olarak kullanılmaya başlanmıştır. Kato Panaya Kilisesi de bu değişim ile bulunduğu mahallenin ve bulunduğu sokağın adıyla Hayrettin Paşa Camiisi olmuştur. Bazalikal planlı ve batısında nerteks girişi olan yapı, son derece basit, sade ve süslemesiz olmasının sebebi Rumlar döneminde iken “Helen Okulu” diye adlandırılan dini eğitim veren iki okul yapısının arasında yer almaktadır.  

Hamidiye Camii : 19. yüzyılda Osmanlı Dönemi’nde yaşayan Müslümanlar için yapılmış tek camii olma özelliğini taşıyan Hamidiye Camiisi II. Abdülhamit döneminde yapılmıştır.  Ayvalık’ın tarihsel değerini yansıtan bir cami olarak yapılan tek özgün yapıttır. 

Taksiyarhis Kilisesi :  Hristiyan ve müslümanların bir arada yaşadığı bir mahallede yer alan kilise baş melek Cebrail’in adını taşımaktadır. Başpiskoposluk Kilisesi olarak yapılan Taksiyarhis Kilisesi Hristiyan ikonografisi resimleriyle ünlüdür. Kilise avluya açılan iki anıtsal kapının ardından gelen geniş bir avlu içerisinde yer almaktadır. Kitabesinde 1844 yılında yapıldığı belirtilen Kilise; bazalikal planlı kademeli kuruluşlu dış cephe oldukça sade bir görüntüye sahiptir. Dış cephesinin sade olmasına rağmen kilisenin içi, dönemin süsleme zenginliğini yansıtacak kadar gösterişlidir. Özellikle İkonostasis’in üst panolarındaki ikonalar, Girit Ekolüne ait resimlerdir. Rönesans resim sanatının özelliklerini içinde barındıran ve Hıristiyan ikonografisine ait temaların işlendiği bu resimlerde gerçekçi ve dengeli bir kompozisyonun bütünleştiğini görebilirsiniz. Taksiyarhis Kilisesi 2013 yılında restorasyon çalışmaları bitirilerek anıt müze statüsünde ziyaretçilere açılmıştır.

Ayazma Kilisesi : Ayvalık’ın Kemal Paşa Mahallesinde bulunan Ayazma Kilisesi; yüksek duvarlarla çevrilmiş avlunun kapalılığından sıyrılmaya çalışarak zarif yüzüyle gökyüzüne doğru yönelmektedir.  Uzunlamasına dikdörtgen planlı Ayazma Kilisesi düzegün kesme taşlı duvar örgüsüne sahip olup, ön giriş cephesi haricinde görünüşüne simetri ve sadelik yerleşmiştir. Sarımsaklı taşının kırmızımsı renginin ağır başlı görüntüsü cephenin anıtsal düzenini daha da vurgulamaktadır. Kutsal su anlamını taşıyan Ayazma adıyla anılan Ayazma Kilisesi, Rum Ortodoks Kilisesi anlayışından farklı bir görselliktedir. Dikdörtgen planlı bazalikal yapının özellikle batı cephesi antik mimarinin izlerini taşır. 

AYVALIK’A ULAŞIM : 

İstanbul - Tekirdağ - Çanakkale - Ayvalık : 489 Km.
İstanbul - İzmit - Bursa - Ayvalık : 520 Km.
Ankara - Eskişehir - Bursa - Ayvalık : 655 Km.
Ankara - Afyon - İzmir - Ayvalık : 738 Km.
Balıkesir - Ayvalık : 127 Km.
İzmir - Ayvalık : 135 Km.
İzmir Adnan Menderes Havaalanı : 165 Km.
Efes - Ayvalık : 235 Km.
Bergama - Ayvalık : 45 Km.
Truva - Ayvalık : 155 Km.
Edremit Havaalanı - Ayvalık : 44 Km.